ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Abdullah Tamamlar – Ab Levhi Üzre Çekmiş

Abdullah Tamamlar Ab Levhi Üzre Çekmiş İlahi Sözleri

Sayfamız da düzenlemiş olduğumuz Abdullah tamamlar ab levhi üzre çekmiş ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Abdullah tamamlar ab levhi üzre çekmiş ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Abdullah tamamlar ab levhi üzre çekmiş ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Bir çok yeni Abdullah tamamlar ab levhi üzre çekmiş ilahi sözlerini sitemiz aracılığı ile bulabilir vede paylaşabilirsiniz.

Âb levhi üzre çekmiş mevcden misler sabâ,
Sebzeden naki etmeğe vasf-i hat.-i dil-ber sabâ.
Almak için kiymetiyle sebzeden şeb-nem dürün,
Yâseminden sîm dökmüş yâ semenden zer sabâ.

Ağzın esrârın diler fâş ede açıp gonceni,
Gör ne reng ile kılar izhâr-i her muzmer sabâ.
Encümenler seyr edip nesrin beyâzın gezdirir,
Hüsn-i hulkunda dürüst etmek diler mahzer sabâ.

İnfi’âl etmiş meğer sür’atte rahşından senin,
Kim gezer mahfî görünmez kimseye micher sabâ.
Aktarıp bulmak diler vasf-i ruhun kim muttasıl,
Nusha-i gül-berg evrâkın kılar ezber sabâ.

Âb-gun tîğınca olmaz bunca kim dâ’im verir,
Tîğ-i âb-i cuy-bâre mevcden cevher sabâ.
Ayağın toprağını yerden alır ta’zîm ile,
Galiba düzmek diler basına bir efser sabâ.


İşitiptir galiba kaddinle şem’in bahsini,
Her kaçan gördüyse eyler şem’e kasd-i ser sabâ.
Âsitanında mukîm olmağa bulsaydı kabul,
Hak bilir olmazdı ser-gerdân-i bahr ü ber sabâ.

Âs-mâne kadr ile çıksa ne hasıl çün değil,
Ana kabil kim ola tapında hâk-i der sabâ,
Ateş-i bî-dâde köymüştur oluptur dâd-hâh,
Gördüğü yerde saçar başına hâkister sabâ.

Âb-i deryâ üzre geh İlyâs veş seyrân eder,
Gah eyler mesken İbrâhim tek âzer sabâ,
Oddan âfet görmez ü sudan zarar gûyâ kılar,
Kanda olsa’iktida-yi şer’-i Peygam-ber sabâ.

Ahmed-i Mürsel ki ferman-ber Süleyman’dır ana,
Öyle kim gördü Süleyman oldu ferman-ber sabâ.
Ey gül-i bâğ-i rüsül bir taze gül-şendir kapın,
Kim dem-i Cibril’e ol gül-şende ta’n eyler sabâ.

İsteyip bulmaz kapın feyz almak için muttasıl,
Hansı gül-şen seyrine girse çıkar muzter sabâ.
iletir hâk-i derini zerre zerre gül-şene,
Kılmak için tûtiyâ-yi dîde-i ahber sabâ.

Âteş-i bî-dâd ile âlem yanar ger kılmasa,
Adlini şâyi gezip her dem yedi kişver sabâ.
Olduğuyçün zerre tek pinhan girer gül-şenlere,
Bî-sebep raht-i gül ü nesrine gâret-ger sabâ.

Öz günâhına şefâ’at isteyip feryâd edip,
Çizginir hâk-İ mezarın üzre tâ mahşer sabâ.
Etmezem terk-i temennâ-yi tavâfın çıksa can,
Hâk hem olsam gubârımı sana ilter sabâ.

Açmış ümmîd-i reh-i vasim dil-i pür hûnumu,
Öyle kim fasl-i bahar açar gül-i ahmer sabâ.
Ola na’tinde Fuzûlî’nin kelâmı dil-pezîr,
Öyle kim gülden bulur enfâs-i can-perver sabâ.

Öyle inceldim za’if oldum ki hâk-i kuyuna,
Kabilim hâşâk tek olsa bana reh-ber sabâ,
İltimasını bahttan oldur ki hükmün âleme,
Ola câri tâ çemen mülkündedir ser-ver sabâ.