Abdullah Tamamlar – Aferin Ey Nazımı Tertibi İmkan Aferin
Abdullah Tamamlar Aferin Ey Nazımı Tertibi İmkan Aferin İlahi Sözleri
Sayfamız da düzenlemiş olduğumuz Abdullah tamamlar aferin ey nazımı tertibi imkan aferin ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Abdullah tamamlar aferin ey nazımı tertibi imkan aferin ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Abdullah tamamlar aferin ey nazımı tertibi imkan aferin ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Bir çok yeni Abdullah tamamlar aferin ey nazımı tertibi imkan aferin ilahi sözlerini sitemiz aracılığı ile bulabilir vede paylaşabilirsiniz.
Âferîn ey nâzım-ı tertîb-i imkân âferîn,
Bî-lisân ü bî-zamân bî-hadd ü pâyân âferîn,
Kıldı hüsn-i pâkini insânda i’lân âferîn,
Âferîn ey sâni’-i ten-perver-i cân âferîn,
Hâliku’l-eşyâ ilâhü’l-halk u rabbü’l-‘âlemîn.
Menşe’-i ilm ü irâdet ma’den-i hilm ü şühûd,
Menba’-i ef’âl ü hikmet hem kıyâm u hem ku’ûd,
Hep bütün mahlûk u mevcûd bî-riyâ eyler sücûd,
Mübdi’-i âsâr-ı kudret akd-pey-vend-i vücûd,
Zâbit-ı erkân-ı fıtrat nakşibend-i mâ u tîn.
Bu hayât-ı fânîye her aldanan olmuş behîm,
Ârife eşyâyı hâdim bilmeyen kalmış nedîm,
Bu fenâya aldanan görmez mi kim her şey adîm,
Ey semûm-i satvetin te’sîri nîrân-ı cahîm,
V’ey sehâb-ı rahmetin sîr-âbı firdevs-i berîn.
Dâhil-i nâr-ı cahîmdir tâbi’-i nefs ü hevâ,
Abd-i mahz-ı ârifân olmaz esîr-i mâsivâ,
Oldular bunlar likâullâha mutlak âşinâ,
Kudretin gülzârına bir sebze sidrü’l-müntehâ,
Hikmetin şem’ine bir pervâne Cibrîl-i Emîn.
Her olan olmuş ezelden olmadan kevn ü mekân,
Bu zuhûrât ân-ı dâimdir ne varsa ins ü cân,
Eylemiş îcâd sun’un bî-misâl ü bî-nişân,
Sun’un eyvânında bir kandîldir nüh âsümân,
San’atın dibâcesinden bir varak rûy-ı zemîn.
Ehl-i gaflet nâma düşmüş de hem olmuş nâm-cûy,
Kimi vehminden halâs ister olur evhâm-cûy,
Kimi meyhâne kimi puthâne kimi câm-cûy,
Dergeh-i ta’zîm ü tekrîminde ‘âlem kâm-cûy,
Harmen-i ihsân u eltâfında âdem hûşe-çîn.
Feyz-i lutf-ı rahmetin âşıklara nutk u beyân,
Nûr-ı zât-ı vahdetin âriflere olmuş ayân,
Oldu erbâb-ı dile gâhi ‘ayân gâhi nihân,
Arsa-i idrâk-i fevz ü re’fetin dârü’l-emân,
Rişte-i ümmîd-i feyz-i rahmetin hablü’l-metîn.
Gösterir sırr-ı hayâtın gâh rebî ü gâh harîf,
Tâbi’i çokdur bunun evhâma düşmüş her herîf,
Kurtulan lutfunla olmuş iki âlemde şerîf,
Hâkden her zerre te’yîdinle bir cism-i latîf,
Âbdan her katre tevfîkinle bir dürr-i semîn.
Her sözü bu âleme ayn-ı hayâtdır kâmilin,
Ma’rifetden gayrı olmaz iştigâli âkilin,
Başka yokdur kapu bir her mün’imin her sâilin,
Ol amîmü’l-feyz-mün’imsin ki feyz-i şâmilin,
Rızk taksîminde kılmaz imtiyâz-ı küfr ü dîn.
Vâsi’ât-ı rahmetinden olmamış kimse ba’îd,
İki meytin biri kâfir birisi olmuş şehîd,
Kimi nâr ister kimi nûr çağırır “hel min mezîd,
Hiç kes cürm ile dergâhından olmaz nâ-ümmîd,
Senden ister kâm eğer rüsvâ vü ger halvet-nişîn.
İlm ü ‘irfânla münevver olmayan eyler cedel,
Zümre-i uşşâka bunda her ne vâr oldu güzel,
Dâhil-i emn ü emânullâh olmuşlar ezel,
Hâdisât-ı ihtilâf-ı devrden görmez halel,
Kime kim ma’mûre-i hıfzın olur hısn-ı hasîn.
Hüsn-i tevfîkinledir tedbîr-i her idrâk-ı pâk,
Feyz-i tedbîrinledir hep âb u âteş bâd u hâk,
Hükm-i takdîrinledir ehl-i hüdâ ehl-i helâk,
Neş’e-i aşkınladır Mecnûn sürûdu sûz-nâk,
Pertev-i hüsnünledir Leylî cemâli nâzenîn.
Ârife eşyâda Hakk’dan gayrı yokdur müncelî,
Keşfeder bu sırrı sevdâ-yı Muhammed’le Alî,
Sünnî şi’îlik Kemâlî kalmadı bende belî,
Tâ’atın eyler Fuzûlî tâkat oldukça velî,
Hırs ile ne ravza-i rıdvân diler ne hûr-ı ıyn.
Kıyl u kâl-i mantık-ı Yunan sadâ-yı nefsdir,
İktisâb-ı şöhret ü ad san riyâ-yı nefsdir,
Kabrine dikdirdiğin nişân hatâ-yı nefsdir,
Hûr-ı ıyn ü ravza-i rıdvân hevâ-yı nefsdir,
Nefsden geçmişdir ol senden rızâ ister hemîn.