Abdullah Tamamlar – Bihamdillah Vel Minne
Abdullah Tamamlar Bihamdillah Vel Minne İlahi Sözleri
Sayfamız da düzenlemiş olduğumuz Abdullah tamamlar bihamdillah vel minne ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Abdullah tamamlar bihamdillah vel minne ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Abdullah tamamlar bihamdillah vel minne ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz.
Bi-hamdi’illâh ve’l-minne ki tevfikât-i rabbâni,
Yeterdi menzil-i maksûda İbrahim Sultân’ı,
Tarîk-i Kerbelâ râh-i Necef bir reh-ber isterdi,
Bu yolda gördü Hak Hızır olmağa Sultân-ı erzâni.
Velâyet dürlerinin ma’denidir Evliyâ Burcu,
Emin-i Hak görüp Sultân’a tapşırdı felek anı.
Velâyet dürlerinin ma’denidir Evliyâ Burcu,
Emin-i Hak görüp Sultân’a tapşırdı felek anı.
Eyâ Sultân-i âli-himmet ü ser-dâr-i âdil-dil,
Ki sensin gevher-i insâf ü dürr-i ma’delet kânı.
Müşerref eyledi zât-ı şerifin mülk-i Bağdad’ı,
İmâret kıldı re’y-i genc-bahşın hâk-i virânı.
Safâ taptı vüsûl-i makdeminden yenle can bağı,
Esâs aldı binâ-yi himmedinden adl eyvâhı.
Kadem bastın diyâr-i eşref-i Bağdâd’a sen yer yer,
Mazârat ü buka’ü’l-hayr senden oldu nûrâni.
Ziyâretler ki kıldın âsitanlar kim tavâf ettin,
Kabûl olsun ki taptın her birinden feyz-i rûhani.
Makâm-i Kanber ü evlâd-i Fazl ü ba’z-i Ehl-i Beyt,
Tavâf ettin civan-merdane kıldın çok zer-efşâni.
Ziyâ-yi rif’atinden sâye buldu seyr vaktinde,
Gehi Behlûl-i Divâne gehi Mansûr-i Hâkâni.
Hemşire hasmını Şâh-i Velâyet taşa dönersin,
Nice kim gördün etmiş mu’ciz ilen taş arslanı.
Makâm-i mıntâka tavfın kılıp oldun kemer-beste,
Öpüp avn ü mu’in der-gâhın ettin tâze imânı.
Cevâd ü Kâzım’ın Attâr-i Bağdâd olduğun bildin,
Yüz urdun taptın ol attârdan her derde dermânı.
Takiyy ü Askeriyy ü Mehdi’ye Ensâr gönderdin,
Ki âlâyişli kafir leşkerinden saklaya anı.
Fırât-i pâk tek Bâbil diyârına kadem basdın,
Burûc-i zühresinde oldu ol Hârût zindânı.
Misâl-i meşhed-i Şems ü mezâr-i Cümcüme yer yer,
Temâşâsiyle gördün mu’cizât-i Şâh-i Merdân’ı,
Ukayl ibn-i Ebi Tâlib’den istimdâd edip himmet,
Tarık-i Kerbelâ’ya başladın akrân ü a’yânı.
Çü deşt-i Kerbelâ’ya leşker-i İslam-ı cem’ettin,
Yakın oldu ki Şâh-i Kerbelâ’nın isrenir kanı.
Edâ-yi tâ’at ü arz-i niyâz ettin bi-hamdi’llâh,
Ki makbûl oldu Beytu’llah’a İbrâhim kutbânı.
Yeyirdin niyyet-i pâk ile bir bir cedd ü âbâya,
Selâm-i ravza-i pâkize-i Şâh-i Horâsan’ı.
Bu gün ser-menzil-i maksûda yettin râh-i vahdette,
Refık oldu sana tevfik tapdın vasl-i cânânı.
Ne cânan cân-i mutlak belki candan efdal ü eşref,
Ki der-gâhında eyler can nisâri insi vü câni,
Hudâ’nın innema kavlinde halk içre veli’ahdı,
Resûl’un lahmike lahmi ser-i hânında mihmânı.
Gehî muhtâca vermiş Kanber’i tuğyân edip lûtfu,
Gehî arslandan almış muztarip halinde Selmân’-i.
Gehî vermiş Resûl’e arşda arslan ile mührün,
Gehî arz etmiş elde hâtem-i hükm-i Süleymân’ı.
Tufeyl-i gevher-i zât-i şerîfi âdem ü âlem,
Fedâ-yi cevher-i cism-i lâtîfi bahri vü kânı.
Emirü’l-mü’minin Hayder Aliyy İbn-i Ebi Tâlib,
Ki Cibril-iEmîn’dir halveti vahdette der-bânı.
Nedir dünyâ vü ukbâ bî-rızâ-yi Murtazâ bi’llâh,
Ne ol bâki gerek sıdk ehline mutlak ne bu fâni.
Müdâm ol kim bu der-gâhın kamu sâdat ü huddâmın,
Ser-â-ser cem’-i hâtır kıldın ol cem’-i perîşânı.
Men-i gâfilden âgâh olki bir kem-ter senâ-hanım,
Gerek sen tek ser-efrâzın benim tek bir senâ hanı.
Fuzûlî bu harem içre şeb ü rûz ü geh ü bî-geh,
Du’â-yi hayr kıl Sultân’a terk et seyr-i bu-stânı.
İlâhi tâ binâ-yi dehr bâkîdir muhalled kıl,
Bu Sultân-i cevân-bahtı bu ser-dâr-i cihân-bânı,
Ne evrâd ü du’â kim kıldı Sultan âsitanlarda,
Kabûl olsun budur dil-şâd eden yüz bin müselmânı.