Abdullah Tamamlar – Bu Bahri Nilgün
Abdullah Tamamlar Bu Bahri Nilgün İlahi Sözleri
Sitemiz de hazırladığımız Abdullah tamamlar bu bahri nilgün ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Abdullah tamamlar bu bahri nilgün ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Abdullah tamamlar bu bahri nilgün ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Bir çok yeni Abdullah tamamlar bu bahri nilgün ilahi sözlerini sitemiz aracılığı ile bulabilir vede paylaşabilirsiniz.
Bu bahr-i nil-gûn bin mevc her sâ’at ayañ eyler,
Ulû’l-ebsâra bir bir keşf-i esrâr-i nihân eyler.
Nişân-i kesret-i eşyâ dem-â-dem ehl-i taklîde,
Rümûz-i nükte-i tevhîd-i Hak hâtır-nişân eyler,
Beyân-i mâ-cerâ-yi mâ-selef hâl ehline bir bir,
Zebân-i hâl ilen keyfiyyet-i kudret beyân eyler.
Beyân-i mâ-cerâ-yi mâ-selef hâl ehline bir bir,
Zebân-i hâl ilen keyfiyyet-i kudret beyân eyler.
Tena’umda gurûr ü fakrda hırman şi’âr etme,
Ki hikmet bu iki hâlette halkı imtihân eyler,
Verir fakr içre şükr ehline kadr-i Mûsî-i İmrân,
Tena’um içre terk ehlin Süleymân-i zamân eyler.
Hoşâ ol kim bilip fakrin tena’um mülk-i dünyânın,
Yoğun eyler tasavvur var varın yok gümân eyler,
Ziyân ü sûdunu dehrin fenâ fehm eyleyen ârif,
Hayâtın sûd sevdâsıyla sarf etse ziyân eyler.
Yamanlık yahşılık keyfiyyetin ma’lûm eden âkil,
Yamanlık edene yahşılık etmezse yaman eyler,
Felek güyâ değil ehl-i firâset kim vefâ ehli,
Cefâsından anun peyveste feryâd ü figân eyler.
Ben andan isterim ta’zîm ü tekrîm ü tüvânâlık,
Beni gün günden ol zâr ü zâ’if ü nâ-tüvân eyler,
Tenimde za’fdan bir üstühan kalmış durur gerdûn,
Müdâm ol üstühânı gam hadengine nişân eyler.
Niçin kim hâk-dân-i âlem-i süflide adettir,
Kemân-dâr ok atan sa’at nişânın üstühân eyler,
İrişmez kimseden ahvâlime feyz-i nazar bes kim,
Beni za’f-i beden dâ’im nazarlardan nihân eyler.
Gönül vîrânesin ma’mûr kılmak kasdına çeşmim,
İzârım üstüne cedvel çekip sular revân eyler,
Bi-‘aynih öyle kim cedvel çekip su eyleyip câri,
Emir-i kâm-ran vîran yerler âb-dân eyler.
Ser-efrâz-i zamâne Mîr Veys-i ma’delet-pîşe,
Ki adli her zaman rûh-i Rusûl’i şâd-mân eyler,
Zihî sâlih ki dâ’im iktidâ-yi emr-i ma’rûfu,
İtâ’at ehlini âşib-i düzahdan rehân eyler.
Ana kılsın itâ’at buyruk ilen eylesin tâ’at,
Kıyâmet vakti her kim meyl-i gül-zâr-i cinân eyler,
Verir Kur’an yerine sıhhat-i tâ’at eger zâhid,
Namâz içre du’â-yi devletin vird-i zebân eyler.
Eger ta’lim verse sûret-i divâra kirmânı,
Kılıp kâmil kamu ma’nide anı nükte-dân eyler,
Eyâ pâkize-ahlâk u felek-kadr ü melek-siret,
Ki her nâ-kâma yetse iltifâtın kâm-rân eyler.
Bahâr eyyâmına ger feyz-i ahlâkın eser kılsa,
Hevâsını kılar can-bahş ebrin dür-fâşan eyler,
Hazan faslını ger tab’-i lâtifin terbiyet kılsa,
Döker altın varaklar adını berg-i hazân eyler.
Kemâl-i himmetin çün mülk ta’mirinedir sâ’i,
Kamu sahrâları elbette bâğ u bû-sitân eyler,
Bu günden sonra sahrâlar olur merdüm-nişîn yâ Rab,
Eger vahşî gelip râm olmasa handa mekân eyler.
Verir ta’mir-i mülkü bayıra bârân-i ihsânın,
Nicük kim âb-i Hızr emvâtı hayy ü câvidân eyler,
Bu günden sonra kalmaz hiç vîran mülk hayrânım,
Ki cağd âbâd yerden kaçsa handa âşyân eyler.
Sana tâ’at yeter ancak bu kim dâ’im havâdisden,
Halâyık hıfzını mahrûse-i emn ü emân eyler.
Hudâvendâ sana mensûbdur ahkâm-i şer’iyye,
Niçin gerdun bana devrinde cevr-i bî-kerân eyler.
Ne hayf ettim ana kim döne döne hayf alır benden,
Nesin öldürmüşüm kim lâhza lâhza kasd-i cân eyler.
Günehsiz bağrımı kan eyledi câ’iz midir böyle,
Rızâ-yi Hakk için bir sor ki nâ-hâk nice kan eyler.
Fuzûlî’den götürme sâye-i eltâf ü ihsânın,
Kemâl-i adlini zikr ile meşhûr-i cihân eyler,
Ümîdim var kim tâ as-mandır devr ilen dâ’ir,
Senin râyınca olsun devrler kim âs-man eyler.