ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Adil Avaz – Deli Silvanlı

Adil Avaz Deli Silvanlı İlahi Sözleri

Sitemiz de derlediğimiz en güzel Adil avaz ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Adil avaz deli silvanlı ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Adil avaz deli silvanlı ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Sizde hoşunuza giden bu ilahi sözlerini, sosyal medya üzerinde twitter, facebook ve instagram gibi sosyal ağlarınız da paylaşabilir vede bizlere destek olabilirsiniz. Adil avaz deli silvanlı ilahi sözleri için yazımızın devamına giderek, takip edebilir ve sevdiklerinize de gönderebilirsiniz.

Bir yürek çırpıntısının bir deli sevdanın son satırlarıydı,
Meğer eğilmeyen yıkılmış,vurulmuş kınalı kekliğim,
Vay benim deli arkadaşım,Silvan’lı yiğidim.

Kansağ bir kurşun,kazamı kin mi?
Yoksa marksist bir eşkiyanın demorat hevesi mi?
Vel hasıl faili meçhul bir şehadet ve rezil mi rezil,
Kalleş mi kalleş bir cinayet,
Sensizliğine mi yanayım kavganın yoksa göremediğine mi?

Sensiz de bu direnişin tadı az olur hani,
Silvan haykırıyordu o gün şehitler ölmez diye,
Silvan’lıysa en önde eller üstünde bütün sessizliğiyle,
Bir şu Silvan dağı ağlıyordu birde Zeynep ağlıyordu.

Galiba ikiside bu ayrılığı çekemiyordu,
Karışık buruşuk çizgilerle en güzel pankartları,
Yine o gün arkadaşların fert fert alınlarına kazılmıştı,
Kim diye bilirdi ki Silvan’lı öldü diye biz cesedini gömdük,
Sense döndün bizimle öldü demek sana ihanettir,
Silvanlı çocuk ihanettir sana ağlamak mürteci çocuk,
Seni neresinden söke bilirim ki hayatımın.

Ve seni neresinden yok sayabilirim ki bu kavganın,
Umutlar dağlara sürgün olmuş iken,
Ziyalar Zekiler katledilirken.

Öyle ayrılıp gitmek hemde yalnız başına,
Vay örümcek kafalı çocuk kavuştun kavuşacağına,
Yinede şu silahımdaki pas zoruma gidiyor,
Yani öksüz mauzeriyle kavganın keyfi olmuyor.

Gizlendiğin kayanın arkasından tam,
Kırkbeş kurşun saydılarda seni düşünüyordum,
Bir karış başımı uzatsam beraber olacaktık,
Ama mazlumları düşünüp ölmek istemiyordum,
Hani üzülmüyorum be çocuk şehadetine.


Benimkisi bir kıskançlık işte ama delicesinei,
Gölgesinde oturduğumuz o çalılar,
Adını umut koyduğumuz yeni doğan çocuklar.

Özlemişler seni,sigaranı sarışını,
Gülüşünü özlemişler deli çocuk,
Yasak şarkılarını sloganlarda dejarz.

Vaazlarda göz yaşı aykırı düşerdi sana deli Silvan’lı,
Aldında eline ateş dedikleri o nuru yandıkça nurlandın,
Yobaz doğulu gözün arkada kalmasın yiğidim.

Geçmiş dün gibi ulaşılmayacak uzak,
Gelecek yarındanda yakın ve berrak,
Vay yiğidim… vay can kardaşım… vay gerici çocuk,
Vay mürteci… vay Silvan’lı çocuk.

Bir yürek çırpıntısının bir deli sevdanın son satırlarıydı,
Meğer eğilmeyen yıkılmış,vurulmuş kınalı kekliğim,
Vay benim deli arkadaşım,Silvan’lı yiğidim.

Kansağ bir kurşun,kazamı kin mi?
Yoksa marksist bir eşkiyanın demorat hevesi mi?
Vel hasıl faili meçhul bir şehadet ve rezil mi rezil.

Kalleş mi kalleş bir cinayet,
Sensizliğine mi yanayım kavganın yoksa göremediğine mi?
Sensiz de bu direnişin tadı az olur hani,
Silvan haykırıyordu o gün şehitler ölmez diye.

Silvan’lıysa en önde eller üstünde bütün sessizliğiyle,
Bir şu Silvan dağı ağlıyordu birde Zeynep ağlıyordu,
Galiba ikiside bu ayrılığı çekemiyordu.

Karışık buruşuk çizgilerle en güzel pankartları,
Yine o gün arkadaşların fert fert alınlarına kazılmıştı,
Kim diye bilirdi ki Silvan’lı öldü diye biz cesedini gömdük,
Sense döndün bizimle öldü demek sana ihanettir,
Silvanlı çocuk ihanettir sana ağlamak mürteci çocuk,
Seni neresinden söke bilirim ki hayatımın,
Ve seni neresinden yok sayabilirim ki bu kavganın.

Umutlar dağlara sürgün olmuş iken,
Ziyalar Zekiler katledilirken,
Öyle ayrılıp gitmek hemde yalnız başına,
Vay örümcek kafalı çocuk kavuştun kavuşacağına,
Yinede şu silahımdaki pas zoruma gidiyor,
Yani öksüz mauzeriyle kavganın keyfi olmuyor,
Gizlendiğin kayanın arkasından tam.

Kırkbeş kurşun saydılarda seni düşünüyordum,
Bir karış başımı uzatsam beraber olacaktık,
Ama mazlumları düşünüp ölmek istemiyordum,
Hani üzülmüyorum be çocuk şehadetine.

Benimkisi bir kıskançlık işte ama delicesine,
Gölgesinde oturduğumuz o çalılar,
Adını umut koyduğumuz yeni doğan çocuklar,
Özlemişler seni,sigaranı sarışını,
Gülüşünü özlemişler deli çocuk.

Yasak şarkılarını sloganlarda dejarz,
Vaazlarda göz yaşı aykırı düşerdi sana deli Silvan’lı,
Aldında eline ateş dedikleri o nuru yandıkça nurlandın,
Yobaz doğulu gözün arkada kalmasın yiğidim.

Geçmiş dün gibi ulaşılmayacak uzak,
Gelecek yarındanda yakın ve berrak,
Vay yiğidim… vay can kardaşım… vay gerici çocuk,
Vay mürteci… vay Silvan’lı çocuk.