ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Ahmet Bozkuş – Halid Bin Velid

Ahmet Bozkuş Halid Bin Velid İlahi Sözleri

Sitemiz de derlediğimiz en güzel Ahmet bozkuş ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Ahmet bozkuş halid bin velid ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Ahmet bozkuş halid bin velid ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Sizde hoşunuza giden bu ilahi sözlerini, sosyal medya üzerinde twitter, facebook ve instagram gibi sosyal ağlarınız da paylaşabilir vede bizlere destek olabilirsiniz. Ahmet bozkuş halid bin velid ilahi sözleri için yazımızın devamına giderek, takip edebilir ve sevdiklerinize de gönderebilirsiniz.

Hayırdır kumandan bu gözyaşları ölüm korkusundan mı?

Sen ki cenk meydanında yürümeyi öğrenen sen ki kaç küheylana koşmayı öğreten sen ki zaferden başka kelime bilmeyen muzaffer kumandansın.

Peygamber duasında geçer adı. Ey Allah’ım, o senin kılıçlarından bir kılıçtır, ona yardım et. Kaç yiğide nasip etti böyle bir duayı Allah. Dünyalara bedel bir unvanı var=Seyfullah. Ebubekir’in şahitliği duyulur hâlâ çöl semalarında=Analar Halid gibisini doğurmaktan âcizdir ve bütün cenk meydanları buna şahittir, Bizans titrer heybetinden. İran diz çöker mecbur. Anadolu’ya İslam seninle yol bulur.


Kaç zafer tattı bu ordu senin vesilenle. Mekke’de Uzza putunu yıkan bileklerindir. Sen ki cenk meydanında yürümeyi öğrenen, sen ki kaç küheylana koşmayı öğreten sen ki zaferden başka kelime bilmeyen muzaffer kumandansın. Kaç kılıç kırıldı ellerinde bilinmez, kaç mızrak boyun büktü zırhında bir ömür. Kaç savaşçıyı yolundan döndürdü bakışların. İşte bak alnımda her harbin izi var. Hayalimde bir ömür cihad denizi var. Zekân ile nice orduyu dağıttın. Dosta zafer türküsü düşmana ağıttın. Rüzgâr mı koştu peşinden sen mi estin öyle keskin. Kendini korumadın sarığını koruduğun kadar. Çünkü o sarıkta Efendimizin mübarek saçı var. Ve bir gün bir emir geldi. İnsanlar zaferleri senden biliyor ey Halid. Büktün boynunu, seninle birlikte büktü boynunu küheylan. Büktü boynunu sadık dostun kılıcın. İtaat ettin, yürüdün, ama şimdi gözlerinde bu yaşlar söyle ey kumandan ölüm korkusundan mı?

Kaç kılıç kırıldı ellerinde bilinmez, kaç mızrak boyun büktü zırhında bir ömür. Kaç savaşçıyı yolundan döndürdü bakışların. Zekân ile nice büyük orduyu dağıttın.

Ben Halid kaç harp meydanında kovaladım şehadeti. Bak işte şu ihtiyar bedenimde kılıç değmedik, ok saplanmadık, mızrak dokunmadık hiçbir yer kalmadı. Kaç dostumu uğurladım en büyük payeyle. Kaç cengâver yürüdü şehadet iklimine. Yanı başımda düştü kaç kahraman Allah deyip. Ama bana bir kez gülümsemedi Azrail. Ey Halid haydi kalk gidiyoruz demedi şehadete. Ben son deminde ömrümün buna ağlıyorum işte. Âşık olduğum cihad ile toprağa düşmek varken bir döşeğe uzanmış ölümü bekliyorum. Ağlıyorum ey dostum ben buna ağlıyorum.

Şimdi benden geriye bir kılıcım kalıyor ve bir de atım. Mezarımı işte bu kılıçla kazın. Kahramanlar hoşlanır çünkü kılıç sesinden ve atımı cihada âşık yiğide verin. Ey Halid geriye bıraktığın atını hâlâ yiğitler koşturuyor bilesin. Senden sonra çöller aşıldı, denizler geçildi, sancak düşmedi yere bilesin, hâlâ ufuk ufuk dolaşıyor sesin, sen sarığında sakladın sevgilinin saçını, mukaddes emanet bildin. Şimdi yüreklerde yer açıldı o mukaddes emanete ve hâlâ hiçbir yiğit yatakta beklemiyor ölümü ve hâlâ hiçbir yiğit dönmek için gitmiyor gurbete. Şimdi yüreklerde yer açıldı o mukaddes emanete ve bugün hiçbir yiğit dönmek için gitmiyor gurbete