ilahi sözünü paylaş

Arkadaşların arasında bunu ilk beğenen sen ol!

Umut Mürare – İkindi Namazı

Umut Mürare İkindi Namazı İlahi Sözleri

Sayfamız da derlediğimiz en güzel Umut mürare ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Umut mürare ikindi namazı ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Umut mürare ikindi namazı ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Sizde hoşunuza giden bu ilahi sözlerini, sosyal medya üzerinde twitter, facebook ve instagram gibi sosyal ağlarınız da paylaşabilir vede bizlere destek olabilirsiniz. Umut mürare ikindi namazı ilahi sözleri için yazımızın devamına giderek, takip edebilir ve sevdiklerinize de gönderebilirsiniz.

Yoruldu gün. Bükmeye başladı boynunu,
Gelincik çiçeği gibi narin, solmaya başladı.

Vakit ikindi,
Notalardan sızan hüzün gibi dokunuyor kalbe an,
Bitiyor gün,
İnsanın telaşına inat, sakince çekiliyor sokaklardan,
Diyor ki, senin de çekilecek kanın,
Çıkarma hatırından! Senin de solacak yüzün, güneş gibi soğuyacak tenin.

Ey yolcu!
İşin çok, yolun uzun, bitmiyor, yetişmiyor, yetmiyor zaman,
Ne sanır ki insan? Hiç nefes almadan koşsa biter mi yolu?
Hiç batmasa güneş, tükenir mi işi?
Hükmeden olsa âleme, doyar mı gözü?

Ey yokuş aşağı koşan!
Ey gölgesi boyunu aşan,
Biraz dur! Biraz nefes. Biraz düşün,
Ne yapıyor, nereye gidiyorsun?
Ayak bastığın toprağa bir bak,
Kimler vardı senden önce?
Kim hatırlıyor, kim anıyor? Neredeler?
Gidenin dolmadı mı yeri?
Bozuldu mu dünyanın düzeni?


Ah insan, kendini ağır taş sanan,
Adım adım arşınlasan, elekten geçirsen dünyayı,
Alsan elinin değdiği, gözünün kestiği her yeri,
Katsan geceni güne gününü gecene,
Ne varsa murad ettiğin serilse önüne,
En nihayetinde, ayağının altındaki örtecek seni!
Ezip geçtiğin çimen, üstünde boy verir belki.

Ey akıl sahibi!
Dalından düşen yaprak değilsin, savrulma,
Gitmek için gelmiştin. Emanetsin buralarda, unutma!
Belini büktüysen, taşıyabileceğin yükü sırtlan,
Öyle mülk edin ki, sızsın topraktan, sokulsun yanına.

Eyy kul!
Şaşar kulun aklı, dalıp gider, düş görür akşam eder,
Gün, nimet diye verildi, bilmez de yazık eder,
Unutur şükrü, unutur ölümü, unutur günün bölündüğünü,
Yaralanır; fıtratla dünya arasında kalan gönlü,
Ve bir ses ,şifa gibi,
Gökten düşen rahmet gibi siler toza toprağa bulanan sineyi,
“Allah u ekber, Allah u ekber”
Gel huzura, gel salaha gel felaha, derman burada.

Vel’ asr!
Vaktin sahibi yemin diyor,
İnsan ziyandadır diyor,
Ve sonra müjdeliyor,
Ancak Salih amel işleyenler müstesna.

Ey insan!
Gece ile gündüz arasında oyalanıp duran,
Selin ününde saman çöpü gibi kaybolan,
Gözü açık uyuyan,
Müjdenin gölgesine koşman içindir üzerine yağdırılan selam,
Diyor ki, kapılar açık. Gel seni sana bırakmayana.

Merhamet ediyor, nefesinin sahibi,
Davet ediyor, huzuruna bekliyor, seni evet seni muhatap alıyor gel diyor,
Bastığın yerin de, baktığın göğün de sahibi,
Gel, Rabb’ini an diyor,
Terk edeceğin ne varsa, seni terk edecek ne varsa at eşiğinden,
Melik olan O. O’nun mülkünün üstünde zerresin, istemezse yiyemezsin.

O daveti duyduysan, ümit kesilmemiş kullardansın,
Hamd et, bırak kendini o kapıya,
Var ki o ilahi huzura kalbin kararmasın,
Bir mezar taşından ibaret dünyaya bağlanmasın,
Ömrün solmadan, son deme göz kırpmadan.

Vakit ikindi,
Asr vakti,
Vaktin mübarek olsun, ey kulluğunu bilen müjdeye koşan.

Vakit ikindi sararmakta gün zaman tüllenir çöker bir hüzün,
Minarelerden davet gelince huzur bulurum Allah deyince,
Gözler nemlidir yürek nazenin vakit ikindi vakti secdeyi.