Abdullah Tamamlar – Bağ Levhini Hazan
Abdullah Tamamlar Bağ Levhini Hazan İlahi Sözleri
Sitemiz de özenle hazırladığımız en iyi Abdullah tamamlar bağ levhini hazan ilahi sözlerini bulabilirsiniz. Sizde yazımızın devamına giderek, Abdullah tamamlar bağ levhini hazan ilahi sözlerini takip ederek sosyal ağlarınız da paylaşabilirsiniz. En güzel Abdullah tamamlar bağ levhini hazan ilahi sözleri için bizleri sosyal ağlarımızdan takip ederek, beğendiğiniz ilahi sözlerine ulaşabilirsiniz. Sizde hoşunuza giden bu ilahi sözlerini, sosyal medya üzerinde twitter, facebook ve instagram gibi sosyal ağlarınız da paylaşabilir vede bizlere destek olabilirsiniz. Abdullah tamamlar bağ levhini hazan ilahi sözleri için yazımızın devamına giderek, takip edebilir ve sevdiklerinize de gönderebilirsiniz.
Bâğ levhini hazan bergi zer-efşân eyler,
Âb ol levhde meşk-i hat-i reyhân eyler,
Ey gönül geldi bahâr eyle çemen seyrânı,
Gör ki hâlâ ne amel âmil-i devrân eyler.
Yine pîr-i felek etfâl-i reyâhini yığıp,
Feyz-i ta’lim ile bu-sitânı deb-istân eyler.
Yine pîr-i felek etfâl-i reyâhini yığıp,
Feyz-i ta’lim ile bu-sitânı deb-istân eyler.
Gonceyi metn-i metâli’de edip ukde-güşây,
Lâleyi şerh-i tavâli’de sabak-hân eyler,
Sünbülü ilm-i İlâhi’de kılıp mûy-şikâf,
Sûseni bahş-i riyâzide suhan-dân eyler.
Ders-i mantık okur iken dil ilen murg-i seher,
Tutulup okuduğu gülleri handân eyler,
Bülbülü her nice kim hâfız-i hoş-lehce-i âb,
Öğretip hüsn-i edâ kâr-i Kur’ân eyler.
Gör nezâket ki gelip subh sahaf-hânı ana,
Ayb-i takrîr kılıp ta’ne-i elhân eyler,
Fasl-i keyfiyet-i kânûn-i tıb etmiş hâsıl,
Bahş-i teşhîs-i maraz da’vî-i dermân eyler.
Şerbet-i bâde ile çok sınadım hastelere,
Eyler anı ki ne Bukrât ü ne lokmân eyler,
Bilmezem sihr mi mu’ciz mi nesîmin işi kim,
Harekâtı hırad-i hîreyi hayrân eyler.
Her mizâca ki diller öyle kılar medhâl kim,
Anı idrâk ne ervâh ne ebdan eyler,
Goncenin görse açar rişte-i tab’ında girih,
Bülbülün bilse işin müşkilin âsân eyler.
İntizâr ile taşı lâ’l kılıp reng verir,
Rûzgâr ile suyu lü’lü’-i galtân eyler,
Katreyi müddet ilen muttasılı bahr kılar,
Zerreyi vâsıl-i hur-şîd-i dırahşan eyler.
Lik gâyette ta’accüb kılarım kim ne için,
Men-i mahrûmu hemîn haste-i hırmân eyler,
Gayra ihsaânı çok ü lûtfu öküş lîk banâ,
Sitemi vâfir ü bi-dâdı firâvân eyler.
Kâş bağrımı kazâ su ede göz yaşı için,
Çeşme tek durmayuban çün beni giryân eyler,
Kâş cismimi felek taş ede bi-dâde dözem,
Ma’den-i lâ’l kimi çün ciğerim kan eyler.
Yer yüzünden götürülmekde gümânım dahi yok,
Böyle kim ten çürüyüp göz yaşı tuğyân eyler,
Bî-haberler bilemez eşk-i revânım ne için,
Gerçi tenbîhine dil nâle vü efgân eyler.
Ehl-i tuğyâna eser eyleyemez girye-i Nûh,
Gerçi her dem oları vâkıf-i tûfân eyler,
Ey felek bu ne revâdır ki sipâh-i sitemin,
Dil-i ma’mûrumu yağma ile vîrân eyler.
Bir demezsin mi ki nâ-geh siteminden bu fakir,
Kâdi-i Asker’e şerh-i gam-i pinhân eyler,
Ol kazâ-hükm ki çerh etse hilâf-i reh-i şer,
Kıldığından ana zecr ile peşîmân eyler.
Ol kader-nâme ki mûr-i hatının mazmûnu,
Neye kim zâhir olur hükm-i Süleymân eyler,
Arş-temkîn felek-mertebe Kâdir Çelebi,
Ki felek tâbi’idir her neye fermân eyler.
Çerh bir tîğ çekiptir yeni aydan ki müdâm,
Kimi gördüyse muhâlif ana kurbân eyler,
Bin yılın Berhemen’in mev’ize-i ma’rifeti,
Kâbil-i din kılar mâ’il-i îmân eyler.
Arz-i îman büte ger kılsa dem-i can-bahşı,
Can verip mu’ciz ilen anı müselmân eyler,
Lâfz-i can-perver ilen reşha-i kilk-i hünerin,
Ne dem-i Îsî vü ne Çeşme-i Hayvân eyler.
Ey vera’-pişe ki dâ’im kadem-i sâbitini,
Resm-i İslâm’a kazâ kâ’im-i erkân eyler,
Râyiz-i tünd-rev-i tab’-i lâtîfin dün ü gün,
Tevsen-i Fikret ilen çerhde cevlan eyler.
Meyl eder hidmetine devlet-i tevfîk tapıp,
Kim ki Hak’tan taleb-i rütbe-i irfân eyler,
Sen makâm etmediğin ma’bede abidelerden,
Kim ki me’va-yi melâik dese bühtân eyler.
Salmasa sübha özün dâ’ire-i meclisine,
Rişte-i akdin üzüp çerh perişân eyler,
Sana ger durmasa bir lâhza mukâbil mihrâb,
Taşlara başın urup çâk-i giribân eyler.
Senden ayrılsa musallayı ayaklara salıp,
Za’f-i tâli’ kara toprak ile yek-sân eyler,
Her siyeh-dil ki komaz baş hatına hâme-sıfat,
Kara câhildir eger da’vî-i irfân eyler.
Gerçi sultânadır İslâm kıyâmı mensûb,
Sana mensûbdur ol sa’y ki sultân eyler,
Ser-verâ bende Fuzûlî’ni kemân-i gerdûn,
Muttasıl derd ü belâ okuna kalkan eyler.
İşitip ta’ne-i dem-serdleri her dem kim,
Şem’ tek şerh-i gam-i külbe-i ahzân eyler,
Öyle kim cân ü dilin fehm kılan sensin ü bes,
Sen eger kılmaz isen kim ana ihsân eyler.